Kararsızlığın Egemenliği
Hayatınızdan silinmiş dertlerinizi düşünün.. Aklınıza geldiğinde ilk defa dinlediğiniz bir Rach konçertosu niteliğinde değil de; 2 sene önce çıkmış olup da artık tiksindirici gelen bir pop müzik tadında olacaktır yarattığı his ki adam da yıllar önce söylemiş zaten "En fazla bir yıl sürer yirminci yüzyıllarda ölüm acısı" diye... Önemsemeyeceksiniz, üzerinde durmayacaksınız, aklınızdan bir an önce çıkıp gitmesini dileyeceksiniz ve belki de "ne kadar ahmakmışım" diyeceksiniz kendi kendinize.
Gelelim asıl meseleye.. İstemsizce beynimizi kasıp kavuran şu anki dertlerimiz için de bu kuralı uygulamak mümkün müdür?
Kesinlikle mümkündür..
Çünkü daima iki sonuç vardır. Ya iyi bitecektir ya da içinden çıkmayı bir türlü başaramadığınız durum daha da fenalaşacak; yarattığı sonuç farklı bir konuda hassasiyet oluşturacaktır.
İyi biterse mesele yok... Bünyenize hızlıca hükmeden "ahmak"lık duygusuyla kendinize gülümsemeniz kaçınılmazdır.
Olay kötü biterse..
Aslında beklediğimiz sonucun aksine bir durum olmuşsa da mesele yok... Neden mi?
Birincisi o beynimizi kurcalayan sonuçtan daha kötü bir meseleyle karşı karşıyayızdır.
İkincisi de kimse olayın başında "Acaba beklediğim gibi sonuçlanmazsa daha çok üzülür müyüm?" diye düşünmez. Ben böyle bir düşünceye sahip olan kimse görmedim. Bir de şu var ki; umut asla tükenmez... İnsan ilk başta önemseyip kendine sorun ettiği şeyi hatırlar mı? Hatırlar. Ama söyledik.. Artık sorunu farklıdır, önemsemez. Sandal'dan Araba olmuştur o.
Eee? O halde insan neye üzülür? Niye üzülür? Oluşan belirsizliğe.. Olay aslında bundan ibarettir. Zaman ne kadar silip süpürse de her şeyi, -bunu biliyor olsak dahi- alıkoyamayız hiçbir şekilde kendimizi kahretmekten..
Geriye kaldı bir de keşkeler... E bi "keşke" de insanın hayatını bu kadar mahveder mi canım, demeyin!..
Eder...
Son olarak hayal kırıklığının ardı arkası kesilmeme, yaşam tarzı haline dönüşme ihtimali var ki... Onu da yaşadığımda anlatacağım.
SrC
Gelelim asıl meseleye.. İstemsizce beynimizi kasıp kavuran şu anki dertlerimiz için de bu kuralı uygulamak mümkün müdür?
Kesinlikle mümkündür..
Çünkü daima iki sonuç vardır. Ya iyi bitecektir ya da içinden çıkmayı bir türlü başaramadığınız durum daha da fenalaşacak; yarattığı sonuç farklı bir konuda hassasiyet oluşturacaktır.
İyi biterse mesele yok... Bünyenize hızlıca hükmeden "ahmak"lık duygusuyla kendinize gülümsemeniz kaçınılmazdır.
Olay kötü biterse..
Aslında beklediğimiz sonucun aksine bir durum olmuşsa da mesele yok... Neden mi?
Birincisi o beynimizi kurcalayan sonuçtan daha kötü bir meseleyle karşı karşıyayızdır.
İkincisi de kimse olayın başında "Acaba beklediğim gibi sonuçlanmazsa daha çok üzülür müyüm?" diye düşünmez. Ben böyle bir düşünceye sahip olan kimse görmedim. Bir de şu var ki; umut asla tükenmez... İnsan ilk başta önemseyip kendine sorun ettiği şeyi hatırlar mı? Hatırlar. Ama söyledik.. Artık sorunu farklıdır, önemsemez. Sandal'dan Araba olmuştur o.
Eee? O halde insan neye üzülür? Niye üzülür? Oluşan belirsizliğe.. Olay aslında bundan ibarettir. Zaman ne kadar silip süpürse de her şeyi, -bunu biliyor olsak dahi- alıkoyamayız hiçbir şekilde kendimizi kahretmekten..
Geriye kaldı bir de keşkeler... E bi "keşke" de insanın hayatını bu kadar mahveder mi canım, demeyin!..
Eder...
Son olarak hayal kırıklığının ardı arkası kesilmeme, yaşam tarzı haline dönüşme ihtimali var ki... Onu da yaşadığımda anlatacağım.
SrC
konu dışı : dışınında dışında kaldı
http://konudisidisi.blogspot.com/
wag'in işi gücü yok oturup bunu derlemiş. Amacı nedir, gaza getirmek için nafile çaba mıdır? Önceden olsa atlardım. yine atlarım. Hatta kürşat'a da atlarım. Onunda, Ameliyatlarda böbrek çalıp yurt dışında sattığı söyleniyor. Çok gözükmüyor bu aralar anlamadım.
wag'in işi gücü yok oturup bunu derlemiş. Amacı nedir, gaza getirmek için nafile çaba mıdır? Önceden olsa atlardım. yine atlarım. Hatta kürşat'a da atlarım. Onunda, Ameliyatlarda böbrek çalıp yurt dışında sattığı söyleniyor. Çok gözükmüyor bu aralar anlamadım.
Demiştim...

Yıl 1903.. Yok yok.. Futboldan falan bahsetmeyeceğim.
Hava soğuk, bildiğin ayaz. Ankara halt etmiş. Oturmuşuz Rodin'le Türk Kahvesi içiyoruz. Fransada'yız.. Daldı uzaklara.. Bir şeye kafayı taktığı belliydi.
"Yeter lan artık kabullen." dedim... Olmadı, yemedi bi' türlü..
Son görüşmemizdi.. Onda da beni alt edemedi.
Gitti o düşünen adam heykelini yaptı.
O zaman anladım benim daha zeki olduğumu kabul ettiğini..
Yüzümde bi' gülümseme.
MANİFESTOMUZ
Fotoğraflar açılı olacak.
Birinci madde değiştirilemez.
Buzdolabının markası Oktay olacak.
Fıstık bizim olacak.
Yeşil Vadi bizim olacak.
Herkesin mavi donu olacak.
İnsanın içinde olacak.
Bu gece uzun olacak, besbelli.
Bu sana pahalıya mal olacak.
Her şey çok güzel olacak.
Deniz Gürbey Yalanları...
Başlamadan Beş...
Gelin çiçekleri yollarına serelim...
Asagida ki yazilar fakirdik klanina ait olan yazilardir. Yani bir kisi bu aciklamalarda bulunan uyarilara uymamasi halinde klandan atilacakdir ya da yine aciklamada bulunan kurallara uymasi halinde uygun bulunursa klana alinacakdir. Klana alinma kismi benim ilgilendirmiyor ancak atilma kismi suan icin ilgilendiriyor. Fakirdik klani yetkililerini goreve cagiriyorum ve ustlerine duseni yapmalarini temenni ediyorum! Kendilerine yardimci olmak amaciyla gerekli sunumlari asagida yapacagim!
Açıklama:
1)Klan Tagı önemlidir herkes klan tagını ekleyecektir.
2)Klana iyi oynayan ve saygıda küfür etmeyen oyuncular alınacaktır.
3)Küfür, herhangi bir saygısızlıkta bulunan ve AİM, WH v.s hileler kullanan üyeler tespit edildiğinde klandan atılacaktır
4)Maçlara katılmayan oyuncular uyarı alacaktır
5)Profil fotoğraflarınızın AÇILI olması önemle rica olunur.
....___....
Kim olursa olsun, forumda ne yaparsa yapsin, milleti ne kadar sinir ederse etsin. Yani ne olursa olsun, eger bir kisinin abisi bu vatan icin sehit oluyorsa kimse onunla dalga gecemez! Boyle hassas konularda dikkatli olunmasi gerekir, oyle ki bir sehitle dalga gecen adami gozunu kirpmadan oldurecek insanlar bile varken! Asagida ki resimde de bunu goreceksiniz, forumda cogu kisi tarafindan sevilmeyen buzoncan diyor ki ; benim abim bu ulke icin sehit oldu! Burda olay bitmisdir, yalan oldugunu sanmiyorum ancak oyle dahi olsa dalga gecilemez....
Buyrun ;
http://img198.imageshack.us/img198/8956/49032955.png
..
O konu 2 gun boyunca forumda durdu, bu size gosterdigim baslangicdir. Ancak ayni konu icerisinde cok daha fazlasinida soylemisdir. Ayni terbiyesizligi 'Agresive' de yapmisdir ancak sizin klaninizla ilgisi olmadigi icin pek de onemli degil.
Yukarida bir sehite saygisizlik yapilmisdir ve gerekli kisi klandan atilmalidir.
Olay devam etti ve ben de ismi gecen kisiye yaptigi terbiyesizligi anlatan bir mesaj yazdim. Bir sehitle dalga gecemezsin diye. Bana cevap olarak da asagida goreceginiz mesaji atti. Dikkatli bakarsaniz hemen asagisinda yine ahlak disi bir kelime yazdi!
Buyrun ;
http://img198.imageshack.us/img198/5139/kufura.png
...
Konu linki silinmis ancak inceletmek isteyen varsa ;
Buyursun ;
http://www.oynasana.com/forum/m294674
...
Konu da ismi gecen kisi klan kurucusu olabilir, ya da hepinizin arkadasida olabilir. Ben sadece kurallarinizi size hatirlattim, gerisi size kalmis, ister aciklamalarinizi yutun, ister geregini yapin. iyi geceler.
Açıklama:
1)Klan Tagı önemlidir herkes klan tagını ekleyecektir.
2)Klana iyi oynayan ve saygıda küfür etmeyen oyuncular alınacaktır.
3)Küfür, herhangi bir saygısızlıkta bulunan ve AİM, WH v.s hileler kullanan üyeler tespit edildiğinde klandan atılacaktır
4)Maçlara katılmayan oyuncular uyarı alacaktır
5)Profil fotoğraflarınızın AÇILI olması önemle rica olunur.
....___....
Kim olursa olsun, forumda ne yaparsa yapsin, milleti ne kadar sinir ederse etsin. Yani ne olursa olsun, eger bir kisinin abisi bu vatan icin sehit oluyorsa kimse onunla dalga gecemez! Boyle hassas konularda dikkatli olunmasi gerekir, oyle ki bir sehitle dalga gecen adami gozunu kirpmadan oldurecek insanlar bile varken! Asagida ki resimde de bunu goreceksiniz, forumda cogu kisi tarafindan sevilmeyen buzoncan diyor ki ; benim abim bu ulke icin sehit oldu! Burda olay bitmisdir, yalan oldugunu sanmiyorum ancak oyle dahi olsa dalga gecilemez....
Buyrun ;
http://img198.imageshack.us/img198/8956/49032955.png
..
O konu 2 gun boyunca forumda durdu, bu size gosterdigim baslangicdir. Ancak ayni konu icerisinde cok daha fazlasinida soylemisdir. Ayni terbiyesizligi 'Agresive' de yapmisdir ancak sizin klaninizla ilgisi olmadigi icin pek de onemli degil.
Yukarida bir sehite saygisizlik yapilmisdir ve gerekli kisi klandan atilmalidir.
Olay devam etti ve ben de ismi gecen kisiye yaptigi terbiyesizligi anlatan bir mesaj yazdim. Bir sehitle dalga gecemezsin diye. Bana cevap olarak da asagida goreceginiz mesaji atti. Dikkatli bakarsaniz hemen asagisinda yine ahlak disi bir kelime yazdi!
Buyrun ;
http://img198.imageshack.us/img198/5139/kufura.png
...
Konu linki silinmis ancak inceletmek isteyen varsa ;
Buyursun ;
http://www.oynasana.com/forum/m294674
...
Konu da ismi gecen kisi klan kurucusu olabilir, ya da hepinizin arkadasida olabilir. Ben sadece kurallarinizi size hatirlattim, gerisi size kalmis, ister aciklamalarinizi yutun, ister geregini yapin. iyi geceler.
Yerli malı Yurdun malı
Çok güzelim çok özelim bir taneyim
muazzamım mükemmelim
ama bende bir erkeğim
askerlik çağım geldi ve uzun dönem yapmak üzere askere gideceğim.
Exmaniax askerde
muazzamım mükemmelim
ama bende bir erkeğim
askerlik çağım geldi ve uzun dönem yapmak üzere askere gideceğim.
Exmaniax askerde
Daha yeni Gelmiştin...

Aşk yetmez. Yetse de imkân tanımaz! İhtiyaç duyulan imkân var olsa da yazılan "Onurlu Aşk
Mücadelesi" adlı kitapta buna yer verilemez. Çünkü birincil değerler hiçe sayılamaz.
Öncelikler sabittir, değiştirilemez. Değiştirilirse oluşan kaygı sonsuza dek giderilemez.
Belki de o sıcaklık bir daha hissedilemez. Problem çözülmedikçe daha fazlası istenemez...
Fakat umut yine de tükenmez. Aylardır yanan ışık bir anda sönmez. Durum kabullenilip çekip
gidilemez. Suçu kadere atıp, durumun çaresizce kendiliğinden düzelmesi de beklenemez. Sevgi
emeksiz büyümez. Gerçeği bulmuşken ve bu gerçekten eminken bu yolda çaba sarfetmek gerekir
ki bu durumda sarfedilen çaba çoğu zaman boşa gitmez. Bunun bilincindeyken "Olmadı farzet."
denilemez. Denilirse iç yangını söndürülemez. Yaşanmaması istenen günlerin başlangıcından
kaçınılamaz. Dahası çıkarsız olduğun iddia edilemez.
Amaca ulaşılırsa katedilen yol, değere değer katar, mide sancılarını dindirir, süreklilik
olgusunu oluşturur, yaşamdan tat alınmasını sağlar, hayalin boş olmadığını düşündürür, yanan
ışığa güç verir, istenilene ulaşılabileceğini ifade eder...
Saadetten re'sen Cayılmaz...
Sorular sormadım bu sefer. Yanılıyor olma ihtimalim olsa da bir şeylerden emin olmak gurur
verici. Sanatını icra eden bir ressamın daha önce yüzlerce kez çizilmiş bir tablonun, bugüne
kadar çizilmiş olanların en iyisini yapabilme hevesiyle fırçasını eline almasıyla eşdeğer
bir vaka bu benim için. Resmi çizebileceğim kesin ama en iyisi olacağı meçhul. Belki hüsrana
uğranacağı bariz ortadadır ama olsun, hayatın sürprizlerle dolu olduğu gerçeğini değiştirmez
bu.
Olsun... Ben yine de güneşin doğmasını bekleyeceğim.
Ama olsun... Olumsuz sonuçlanırsa kimseye denenmişlik örneği olmasın.
Olsun lan... Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ya da OLSUN artık...
Mücadelesi" adlı kitapta buna yer verilemez. Çünkü birincil değerler hiçe sayılamaz.
Öncelikler sabittir, değiştirilemez. Değiştirilirse oluşan kaygı sonsuza dek giderilemez.
Belki de o sıcaklık bir daha hissedilemez. Problem çözülmedikçe daha fazlası istenemez...
Fakat umut yine de tükenmez. Aylardır yanan ışık bir anda sönmez. Durum kabullenilip çekip
gidilemez. Suçu kadere atıp, durumun çaresizce kendiliğinden düzelmesi de beklenemez. Sevgi
emeksiz büyümez. Gerçeği bulmuşken ve bu gerçekten eminken bu yolda çaba sarfetmek gerekir
ki bu durumda sarfedilen çaba çoğu zaman boşa gitmez. Bunun bilincindeyken "Olmadı farzet."
denilemez. Denilirse iç yangını söndürülemez. Yaşanmaması istenen günlerin başlangıcından
kaçınılamaz. Dahası çıkarsız olduğun iddia edilemez.
Amaca ulaşılırsa katedilen yol, değere değer katar, mide sancılarını dindirir, süreklilik
olgusunu oluşturur, yaşamdan tat alınmasını sağlar, hayalin boş olmadığını düşündürür, yanan
ışığa güç verir, istenilene ulaşılabileceğini ifade eder...
Saadetten re'sen Cayılmaz...
Sorular sormadım bu sefer. Yanılıyor olma ihtimalim olsa da bir şeylerden emin olmak gurur
verici. Sanatını icra eden bir ressamın daha önce yüzlerce kez çizilmiş bir tablonun, bugüne
kadar çizilmiş olanların en iyisini yapabilme hevesiyle fırçasını eline almasıyla eşdeğer
bir vaka bu benim için. Resmi çizebileceğim kesin ama en iyisi olacağı meçhul. Belki hüsrana
uğranacağı bariz ortadadır ama olsun, hayatın sürprizlerle dolu olduğu gerçeğini değiştirmez
bu.
Olsun... Ben yine de güneşin doğmasını bekleyeceğim.
Ama olsun... Olumsuz sonuçlanırsa kimseye denenmişlik örneği olmasın.
Olsun lan... Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ya da OLSUN artık...
Rukiyettin ile Sevilcan
Hayır olamaz diye haykırdı Rukiyettin. Sevilcan'ın bütün anlamsız bakışlarına rağmen Hayır dedi olamaz. Bunu bana yapamazsın. Sevilcan saçma salak bakışlarını atmaya devam etti. Rukiyettin ise cebinden çıkardığı 14lük first duo sakızından birini açtı tam ağzına götürecekken Sevilcan, Dur dedi napıosun manyak mısın?Rukiyettin, Sevilcan'ın bu müdehalesine yarı sevinç yarı dargınlıkla "Evet manyağım amına koyim." dedi. Sevilcan Rukiyettin'in bu cevabı karşısında şaşkınlığını gizleyemedi ve noldu bal böceğim sen böyle şeyler söylemezdin dedi. Rukiyettin ise lan ne diyosun sen seni şurada yatırıp evire çevire becermemimi istiyosun lan bunumu istiyosun dedi. Sevilcan artık pek Sevilcan değildi. Teyp'in yanına gitti ve Ankaralı Turgut'un Beni görmek için gelme isimli albümünü koydu. Ortam çok garip bir hal almıştı ve aniden başlayan yağmır Rukiyettin'in zıplayan sinirlerini venüse fırlatmasına yettide arttı. Rukiyettin Ankaralı Turgut'un köprüden geçti gelin cover'ina dayanamayarak, Sevilcan'a akşama kuru fasulye yap bende gelirken 2.5 litre pepsi alırım oturup konuşuruz dedi. Sevilcan gözlerini kapatıp tamam dedi. Rukiyettin evden çıkış o çıkış.
Maziden... #Osn Hatırası / Vol 1
Konulu
A.Kym windows.bu haftasonu pazar günümün tamamını format atmakla geçirdim.niye mi: benim pc ayıptır sölemesi biraz eskidir.Hal böyle olunca artık ne youtube ne red tube ne konusuzları oynatır olmuştu.sebebini anlamamıştım.halbuki daha bu yaz elden geçirmiştim, 1gb ram taktırmıştım, dvd writer combo mu ne ondan almıştım kendi çapımda işler çevirmiştim düşük bütçemle düzelir umuduyla.Lakin aradan geçen zaman bana yanıldığımı ispatlamıştı, laptop çok ısınınca kendini kapatıyordu SHUT DOWN yani.hal böyle olunca bari format atalım dedik.pazar sabahı erkenden uyandım, en güzel kıyafetlerimi giydim, kahvaltımı yapıp korsan windows cd si aramak üzere kaldığım yerdeki arkadaşları ziyaret ettim.Ve buldum.Hem de sp3 windows du yaşasın dedim.Bana asistanlık yapacak olan arkadaşımı da çağırıp başladık format atmaya, bi atıyoz formatı abowwww bi görecen , evet tam 3 kere denedim ama pc format atarken fazla ısındığı için kendini kapatıyor ''Ben bu işte yokum arkadaş'' diyordu...31 olsa çekilmez bir hal almıştı.sinirlendim , sen misin bana artislik yapan.. kapıyı pencereyi açtım hayvan gibi soğuttum odayı pc yi de pencerenin dibine koydum.Ya bismillah deyip tekrar başladım formata.Başarmıştım.soğutmuştum pc yi.Formatlıyordum.o ara epey bi sigara içmişim beklerken.Her neyse ben ki bu işlerle uzaktan yakından alakası olmayan, bilgisayarı konulu/konusuz amaçlar uğuruna kullanan ben format atmıştım.Ama sırada driver lar vardı.Sevincim kısa sürmüştü driverların bazılarını yukleyememiştim, falan filan derken akşam olmuştu.31 çekmeyeli tam 5 saat geçmişti elimdeki driver lar konusuz için yeterliydi hemen D'de beklettiğim BS player ı kurup bi güzel rahatladım.Kendime gelmiştim.sırada mesıncır, explorer, youtube jacker, winamp falan vardı onları da hallettim.Lakin ben bunları yazmaya başlamadan tam 3 saat önce yani saat gecenin 12 sinde office olmadıını farkettim pc de..yani işime yarayan bişey değil belki ama olsun sonuçta office siz pc konusuz bir pc ydi benim için.Konuya dönersek ben şimdi bu office i indirdim netten , ama yüklenmedi tabi niye: diyor ki ''sen de sp3 yok''...hay ebesinin töbe neuzubillah orda yazan ne peki dedim kendi kendime...bu sıkıntılarla tekrar BS player ı açıp bir konulu bir konusuz yaptım, rahatlayıp işimin başına döndüm.netframework mü ne bari onu yükleyeyim dedim.Neyse görgüsüzüz ya hemen en son versiyonunu indirdim hayvan gibi, yükledim falan derken windows güncellemeleri geldi onları da yükledim bir de ne göriim ''Yazılım sahteciliği kurbanı olabilirsiniz'' tam sağ alt köşede afedersiniz yarrk gibi bir uyarı.Sinirlendim bi kaç tane kısa konusuz izledikten sonra sistemi geri bir zamana aldım kurtuldum.ama pc hala yarım yamalak, youtube yine çalışmıyo adam akıllı paso takılıyo..uzun lafın kısası bu lanet program sırf ben fakir olduum ve korsan aldıım için bana bu pazar günü tam üç konusuza mal oldu.kurudum lan resmen...
not: format esnasında ''o driverdandır lan'' diyerek tüm windows birikimini ortaya koyan sercan a tnhx rep
not: format esnasında ''o driverdandır lan'' diyerek tüm windows birikimini ortaya koyan sercan a tnhx rep
Sırtından Vurmak
O Ancuvazda...
Teyzemin tasvir gücü muhteşem... Tabii yinede büyük geçmiş olsun demek geliyor içimden. Zira yaşadığı şey kolay değil tabiiki.
Taliplerime Duyrulur
Günlerdir bu videoyu izleyip yerlere yuvarlanmaktayım. Nedense üzerimde bir boşvermişlik bir salıvermişlik hakim. Hadi allah sonumu hayır etsin. Ayrıca uykusuzluk sorunum devam etmekte. Benimle birlikte uyuyamicak bir kız arıyorum bir kız arıyorum bir kız arıyoruuUUUM
OLEYYYY YUPPPPİİİİİİİ !!!!
Bu gün hayatımın dönüm noktası.saat 23:30 sularında inanılmaz bir karara imza attım.Herkesle paylaşmadan önce siz kadim dostlarımın bilmesini istedim.Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Hayatımın akışının değiştiğini henüz yarım saat geçmesine rağmen hissedebiliyorum.Aman tanrım…holly shittt..şu an kelime seçmek tam bir işkence.çok uzun zamandır düşünüyordum aslında nasip bugüneymiş.off offf nası yaptım ben de bilmiyorum.Bu sorumluluğu umarım kaldırabilirim.yıllardır beklemiştim; hayatımda hep bi patlama anı olacak, bişey olacak ve ben eskisi gibi olmayacağım, meğer hislerimde yanılmamışım, o gün bugünmüş meğer.Sonucu iyi de olsa kötü de olsa buna değecek eminim.Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum.Önümde artık upuzun bi hayat var.Dışarı çıkıp tüm insanlara sarılmak istiyorum..yaşasın laiklik diye bağırmak istiyorum..Ve siz…Bir gün diyeceksiniz ‘’ha Kürşat mı, biz onla arkadaştık ya, eskiden de böyle inanılmaz kararlara imza atardı’’..Benimle gurur duyacaksınız çocuklar..
Hazır olun geliyooooooorrrrr…….
Bu gün facebook hesabımı kapattııımm..i deactivated my facebook acoount…bütün dillerde yazın bunu, dağa, taşa, toprağa, uçan kuşa, çiçeğin üstündeki arıya, yuvasında karısıyla sevişen tavşana, otuzbir çeken maymunlara selam olsun, bu gün facebook hesabımı dondurdum…
Kendimce Bir Tespit
Evvelde düşündüm, bu yazacaklarımı foruma atarak rant kavgasınamı + laramı abansam yoksa güzide sayfamızamı diyerek. Sayfamız ağır bastı (H) Burdan tüm fakirdik ailesine sevgilerimi iletiyorumPazar günü evimde forum sitelerine bakarken 3mo_AmjhA adlı başlık dikkatimi çekti ve baktım
3mo_AmjhA yani emo amca. 44 yaşında emo tarzına bürünen bir insan, gri pis sakalları, seyrek alna yapışık uzun saçları, üzerinde pembe ufak toka ve yüzünde biraz hüzün.
Profil sayfasına girdiğimde adamın yaptıklarından önce insanların tepkisi dikkatimi çekti. Herkez ama herkez adama küfür etmiş. 2 adet fotoğraf ve bir dünya küfür.
Benim kızgınlığım bu sert tepkileri gösterenlere. Evet buradan ben onlara küfür edeceğim sıkı durun;
Beyinsizliğin özünü sıfatında tekerrür ettiren, götüne kazık inşaat demiri keser sapı ve türevlerinin girdiği, hayatta bir boka yaramayan, sadece tüketici konumunda sömüren, ailesi tarafından dünyaya geldiği zaman annesi babası kahrolan insan özentisi. Senin bu dünyaya ne katkın oldu, senin kendinden başka hangi insana faydan dokunduda böyle şeyler yapanları yadırgıyorsun. Sen kimsin be ibne. O adamın vergilerini sen götünü siktirerekmi ödemektesin, annesimin babası seni siktide yakınıyorsun? Hiçmi hiç anlamam başkasını bu denli eleştirme hakkını kendinde görenleri. Eleştiri olur ama bu adamı görünce, vay senin ananın amını sikeyim orospu çocuğu, seni yolda görsem öldürürüm döverim ederim, diyenlere benim lafım
tamam beğenmezsin saçma bulurusun ama bu lafları senin götüne sokarlar. Bunlarla vakit kaybedeceğine kendini geliştir, insanlığa katkın olsun. onu yapamazsan bile ses etme kenarına geç götünü parmaklada rahatsızlık verme.
Emo amca siksin sizi
Kapalı Kutu
Vasat
O gün nereye gidiyordum hatırlamıyorum. Ya Küçükyalı’ya ustaların başında durmaya, ya da Bostancı Köprüsü’nün ordaki vergi dairesinedir. Veya fatura yatırmaya olabilir. Nüfus müdürlüğünde ya da noterde de işim olabilir tabi. Çok pis ofisboy işleri yaparım. Bu konulara hakimim, rakip tanımıyorum. Hayat şartları beni bu hale getirdi, lanet olsun.Neyse konudan uzaklaşmayalım, büyük kare şeklindeki kaldırım taşlarının çizgilerine basmamaya çalışarak geniş ve fuleli adımlarla ilerliyordum yolumda. Hayatın anlamsızlığı, içine düştüğüm koca kara delik veya yaşamımdaki iniş-çıkışlar gibi artistik düşüncelere dalmak isterdim ama durumum ve konumum buna el vermiyordu. Sorarım size vergi dairesine giderken ne kadar trip olabilirsiniz? Tabi ki de içimden ‘öğle tatilinden sonraya uzar mı acaba iş’ diye geçiriyordum.
Bir ara kafamı kaldırdım uzaktan gelen kadim dostumu gördüm. Yanında vasatın altı güzellikte, esmer bir kız vardı. Kız şuh kahkahalar atıyordu, çok şaşırmadım. Dostum kızlara nasıl davranılacağını iyi bilir. Sırıtarak onlara doğru yürümeye başladım. Dostum kafasını kaldırdı göz göze geldik. Hemen gözlerini kaçırdı. Anlam veremeden ona doğru yöneldim sarılmak için, kıvrak bir hareketle yanımdan sıyrıldı, yürümeye devam ettiler. Donakaldım. Döndüm arkalarından baktım, 4-5 metre sonra onlar da durdular. Dostum kaldırım taşının çizgisine basıyordu biraz rahatsız oldum. Kızın bana arkası dönüktü göremiyordu, bense boş gözlerle dostuma bakıyordum, olaya anlam vermeye çalışarak. Öpüştüler, dostum bir taksiye el etti, kızı bindirdi. Taksi ağır ağır kalkarken dostum bir yandan el sallayıp “Yarın yoga dersinde görüşürüz” diye bağırdı arkasından. Olay bambaşka bir hal alıyordu.
Taksinin gittiğine emin olunca bana döndü ve “Vaayyt, Aamet’im!” diye anırarak bana döndü. Hala anlamsızca ona bakıyordum. Bana doğru koşmaya başladı, yaklaşınca benden tepki gelmeyince yavaşladı. Tokalaşmak için elini uzattı. 3-4 saniyelik teredütten sonra elini sıktım. “Nasıl ama sımsıkı değil mi?” diyip yumruk yaptığı elinin üstünü öptü. “Vasatın altı” dedim, “Çıtan çok düşük” diye de ekledim. “Bence de lan, kötü” dedi. Dostumun bu tip aşk konularında başkalarının fikirlerini gereğinden fazla dikkate almak gibi bir huyu vardı. Onu istediğiniz an, istediğiniz kıza aşık edebilir, aşık olduğu kızın bir vebo olduğuna inandırabilirdiniz. Yapacak bir şey yok, bu konularda biraz zayıf.
Daha fazla muhatap olmak istemeyip kendisine hayatta başarılar dileyerek yanından ayrıldım. Gençkan’ın ‘kendimi kontrol edemiyorum’ adlı güzide şarkısını mırıldanarak vatandaşlık görevimi yerine getirmek üzere vergi dairesine doğru yola koyuldum.
Mart ayı vergi ayı yazışı.
Hayat...
Hep merak etmişimdir, bu hayat sona erdiğinde diyebilecek miyiz acaba "Neden hiç bir istediğim olmadı?" diye. Yakınacak dirayeti gösterebilecek miyiz sorgu zamanı? Herkesin "Keşke" diye yakınıp, dem vurduğu olaylar gelebilecek mi aklımıza, orda da şikayet edebilecek mi insanlar yapamayıp da üzüldüklerinden veya yapıp pişman olduklarından?Aslında benim gerçekten merak ettiğim bu kadar genel bir çerçevede yer almıyor. Umursadığım çok az şey olduğu için pek de sorgulamıyorum bu tür olguları. Peki neden mi sordum bunları? Asıl cevabını almak istediğim şeyin bu tür soruların cevaplanmasıyla ortaya çıkacağı kanısındayım. Peki nedir benim merak ettiğim?
Ömrü hayatımda ikinci defa tam mânâsıyla gerçek duyguların tadılabildiği, "hissetmek" fiilinin kelimenin anlamını bile bile yaşandığı bir yolculuk yapmak istedim. Çok güveniyordum yol arkadaşıma. Sadakatinden hiç bir zaman ödün vermeyeceğinden kendime olan güvenimden daha fazla emindim. Beraber yolculuk yaptığımız sürece geçen günlerin de etkisiyle daha bi' bağlanmam gerektiğini hissettim. Ve dolayısıyla bağlandım. Çünkü emindim...
Ya sonu? Tabii ki gitti. Yalnız kaldım ve dolayısıyla yolculuk da sona erdi. Peki neden gitti? Hiç. Hâlâ bilmiyorum sebebini. İnanır mısınız merak da etmiyorum. Sonuç itibariyle benim yol boyunca hayal ettiğim, gerçekleşeceğinden emin olduğum tüm değerler yok oldu bi' kere. Ve farklı yolun yolcusu olduğumuz fikri yerleşmişti bir kere kısa zamanlı da olsa zihnine ki bunun tek bir defaya mahsus bile olsa gerçeklemiş olması, var olması, ortaya çıkması yok etti benim hayallerimdeki geleceği.
Gerçekleşseydi ne olurdu ki? Hayatta bir kez de olsa herhangi bir istediğimi elde etmiş olsaydım. Yalnızca bir kez "Sonunda istediğim oldu." diyebilseydim. Veya daha önceki pişmanlıklarımdan ileri gelen içinde patlamışlığın mânâsını bu kadar özümsemeseydim de şu olaya daha sert tepkiler verebilseydim, bu kadar durağan karşılamasaydım. Ne olurdu...
Yanıt beklemiyorum, sadece soruyorum. Ama ümidimi de yavaş yavaş kaybediyorum. Şimdi ben öbür dünyada bunları tekrardan nitelendirebilme imkânı bulacak mıyım, bulamayacak mıyım? Neden her şey gg olmuş ki diye sorabilecek miyim, soramayacak mıyım?
Demem o ki; işin özü,
ÇOK MU ŞEY İSTEDİK?
Sizden tek istediğimiz...
Sadece bir teşekkür.
Writed by SrC...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








