
Aşk yetmez. Yetse de imkân tanımaz! İhtiyaç duyulan imkân var olsa da yazılan "Onurlu Aşk
Mücadelesi" adlı kitapta buna yer verilemez. Çünkü birincil değerler hiçe sayılamaz.
Öncelikler sabittir, değiştirilemez. Değiştirilirse oluşan kaygı sonsuza dek giderilemez.
Belki de o sıcaklık bir daha hissedilemez. Problem çözülmedikçe daha fazlası istenemez...
Fakat umut yine de tükenmez. Aylardır yanan ışık bir anda sönmez. Durum kabullenilip çekip
gidilemez. Suçu kadere atıp, durumun çaresizce kendiliğinden düzelmesi de beklenemez. Sevgi
emeksiz büyümez. Gerçeği bulmuşken ve bu gerçekten eminken bu yolda çaba sarfetmek gerekir
ki bu durumda sarfedilen çaba çoğu zaman boşa gitmez. Bunun bilincindeyken "Olmadı farzet."
denilemez. Denilirse iç yangını söndürülemez. Yaşanmaması istenen günlerin başlangıcından
kaçınılamaz. Dahası çıkarsız olduğun iddia edilemez.
Amaca ulaşılırsa katedilen yol, değere değer katar, mide sancılarını dindirir, süreklilik
olgusunu oluşturur, yaşamdan tat alınmasını sağlar, hayalin boş olmadığını düşündürür, yanan
ışığa güç verir, istenilene ulaşılabileceğini ifade eder...
Saadetten re'sen Cayılmaz...
Sorular sormadım bu sefer. Yanılıyor olma ihtimalim olsa da bir şeylerden emin olmak gurur
verici. Sanatını icra eden bir ressamın daha önce yüzlerce kez çizilmiş bir tablonun, bugüne
kadar çizilmiş olanların en iyisini yapabilme hevesiyle fırçasını eline almasıyla eşdeğer
bir vaka bu benim için. Resmi çizebileceğim kesin ama en iyisi olacağı meçhul. Belki hüsrana
uğranacağı bariz ortadadır ama olsun, hayatın sürprizlerle dolu olduğu gerçeğini değiştirmez
bu.
Olsun... Ben yine de güneşin doğmasını bekleyeceğim.
Ama olsun... Olumsuz sonuçlanırsa kimseye denenmişlik örneği olmasın.
Olsun lan... Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ya da OLSUN artık...
Mücadelesi" adlı kitapta buna yer verilemez. Çünkü birincil değerler hiçe sayılamaz.
Öncelikler sabittir, değiştirilemez. Değiştirilirse oluşan kaygı sonsuza dek giderilemez.
Belki de o sıcaklık bir daha hissedilemez. Problem çözülmedikçe daha fazlası istenemez...
Fakat umut yine de tükenmez. Aylardır yanan ışık bir anda sönmez. Durum kabullenilip çekip
gidilemez. Suçu kadere atıp, durumun çaresizce kendiliğinden düzelmesi de beklenemez. Sevgi
emeksiz büyümez. Gerçeği bulmuşken ve bu gerçekten eminken bu yolda çaba sarfetmek gerekir
ki bu durumda sarfedilen çaba çoğu zaman boşa gitmez. Bunun bilincindeyken "Olmadı farzet."
denilemez. Denilirse iç yangını söndürülemez. Yaşanmaması istenen günlerin başlangıcından
kaçınılamaz. Dahası çıkarsız olduğun iddia edilemez.
Amaca ulaşılırsa katedilen yol, değere değer katar, mide sancılarını dindirir, süreklilik
olgusunu oluşturur, yaşamdan tat alınmasını sağlar, hayalin boş olmadığını düşündürür, yanan
ışığa güç verir, istenilene ulaşılabileceğini ifade eder...
Saadetten re'sen Cayılmaz...
Sorular sormadım bu sefer. Yanılıyor olma ihtimalim olsa da bir şeylerden emin olmak gurur
verici. Sanatını icra eden bir ressamın daha önce yüzlerce kez çizilmiş bir tablonun, bugüne
kadar çizilmiş olanların en iyisini yapabilme hevesiyle fırçasını eline almasıyla eşdeğer
bir vaka bu benim için. Resmi çizebileceğim kesin ama en iyisi olacağı meçhul. Belki hüsrana
uğranacağı bariz ortadadır ama olsun, hayatın sürprizlerle dolu olduğu gerçeğini değiştirmez
bu.
Olsun... Ben yine de güneşin doğmasını bekleyeceğim.
Ama olsun... Olumsuz sonuçlanırsa kimseye denenmişlik örneği olmasın.
Olsun lan... Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ya da OLSUN artık...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder