İlk evimiz Konya'nın yine bağnaz mahallelerinden birinde, Hacı Şerafettin Camii yakınlarındaydı.Evimizin yanında Kılıçarslan türbesi vardı falan filan.Buraları hızlı geçip kız arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum.Fakat onun öncesinde ne kadar başarılarla dolu bir eğitim-öğretim sezonu geçirdiğimi anlatmak isterim müsadenizle.
Hocalarım ilkokulda ne kadar parlak bir öğrenci olduğumu farketmişlerdi ve bu sebeple beni askeri idadi lisesine göndermeye karar verdiler, tabi savaş zamanı imkanlar kısıtlı.Şaka lan şaka muhafazakar bir ailenin çocuğu olduğum için normal bir şekilde okumaya devam ettim.Ard arda sınıf birincilikleri alıyordum.İlkokul 4'te okul değiştirip dersaneye gittim.Yoğun bir maratonun ardından anadolu lisesi sınavında il ikinciliğiyle eski adıyla Konya Maarif Koleji yeni adıyla Meram Anadolu Lisesi'ni kazandım.Fakat başarıya doymak bilmiyordum, orta 3 sonunda yapılan LGS sınavında yine Türkiye ve Konya derecesiyle ortalığın amına koydum ve İzmir Fen Lisesi'ni kazandım.Büyük bir yol ayrımına gelmiştim önümde iki seçenek vardı; ya devlet okulu ya özel okul.Ben tercihimi Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen İstanbul Fatih Koleji'nden yana kullandım ve İstanbul yolunu tuttum.
Kolej ve İstanbul hayatıma başka bir yazımda değinmek isterim çünkü ilk aşklarımı, tabularımı, çelişkilerimi ve daha nice ilklerimi orda yaşadım.Onları ilk önce temiz bir kağıda yazıp sonra buraya geçirmeyi düşünüyorum.Böyle de amatörüm işte.
Öss geldi çattı, girdik çıktık ve şimdi lanet olası bir şehirde adını ağzıma bile almak istemediğim Ankara'da okuyoruz.Amma velakin İstanbul gözümde tüter.İstanbul benim canım, vatanım da vatanım demiş şair.Görüldüğü üzere boktan bir hayatım var, neredeyse hiç macera yaşamadım.Bilmiyorum belki de aklıma pek bir şey gelmedi bu saatte.''hadi len ordan yarrmmm'' dediğiniz duyar gibi oldum, ne de güzel söylediniz uykum açıldı valla.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder