Sezer o gün eve geç gelmişti.Anne ve babasına selam dahi vermeden odasına çıktı.Zengin bir semtte iki katlı bir evde oturuyorlardı.Kapıyı çarptı ve odasına çekildi.Gece boyunca içmişti ama yine de yapamamıştı.Tetiği çekmek üzereyken aklına ''o'' geliyordu, İrem... İremle ilkokuldan beri arkadaştılar.Lise yıllarında bu arkadaşlık farklı bir boyut kazanmıştı.Birbirlerine belki itiraf edemiyorlardı ama artık aralarındakine arkadaşlık denilemezdi.Aşk hiç denilemezdi.En doğru tanım sevgiydi , evet bu kadar basit.
Sezer ortaokul yıllarında son derece depresif bir kişi olmuştu.Hiçbir işi rast gitmiyordu.Ne iş yapsa eline yüzüne bulaştırıyordu.Bunda küçüklükten beri gelen aile baskısının da etkisi büyüktü.Ama onu tetiği çektirmeye bu kadar yakınlaştıran şey neydi?Her şey 2 sene önce lise 1 yazında olmuştu.Sezer ve arkadaşları yaz için güneye inmeye karar vermişlerdi.4 kafadar kendilerine göre eğleneceklerdi.Bu tatil olayını irem e anlattığında kız onu mahzun bakışlarla izlemişti.aslında sezer de gitmeye o kadar hevesli değildi gündüzleri vaktini irem le geçirebilirdi ama akşam eve döndüğünde yine anne babasının suratını görcekti.Bağırmalar çağırmalar kıyamet kopacaktı küçücük olaylardan.Babası yazın bile derslerine çalışması için ona baskı yapacaktı bir şekilde yine kafası atacaktı Sezer'in.Bütün bunlar içindeki İrem sevgisini bastıracak denli onu bunaltmıştı.
Ergenliğe adım attığı yıllardan sonra Sezer pek konuşmuyordu kimseyle.Arkadaşları da hep küçüklük arkadaşlarıydı, o yıllardan sonra yeni arkadaş edinmemişti pek.Hep bir patlama olacak diye bekledi yıllarca, bir şey yapacaktı, ufak bir şey ve her şey tekrar rayına gircekti.Hayata bu kadarda saf gözlerle de bakabiliyordu aslında.Ama o beklediği gün aradan yıllar geçmesine rağmen bir türlü gelmek bilmedi.
Lise 1 yazı...Bir milad...O yaz neler olduğunu sadece Sezer biliyordu, en yakın arkadaşlarının olaylardan hiç haberleri yoktu.Zaten o yazdan sonra onlarla da görüşmeyi kesmişti.Olanları İrem'e anlatmayı düşünmüştü fakat sonradan vazgeçmişti.Hayır, bunu asla ona anlatamazdı.
Sezer o yaz taşşaklarından birini kaybetmişti ve bunu kimseye anlatamazdı...
İki gün önce de başka bir taşşağını kaybeden Sezer'in elinde sadece üç taşşak kalmıştı.Vakit daralıyordu.Tüm taşşaklarını kaybetmeden, bir an evvel evlenmeliydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder